Hesabınız yok mu? Hemen Kayıt Olun
Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Zaten üye misiniz?

Yayın sepetinize eklendi
Bu yayın zaten sepetinizde
Bu yayını zaten satın almışsınız
Lütfen üye girişi yapınız.

1964 yılında Buenos Aires’te doğdu. Rodrigo Garcia La historia de Ronald el payaso de McDonalds (2002), Compré una pala en IKEA para cavar mi tumba (2003), Cruda, vuelta y vuelta, al punto, chamuscada (2007), Versus (2009) ve  Muerte y reencarnación en un cowboy (2009) gibi sayabileceğimiz bir çok oyun yazmıştır. Prefiero que me quite el sueño Goya a que lo haga cualquier hijo de puta oyunu 2011’den beri Berliner Schaubuhne’da sahnelenmektedir. 

13 TL
1 Kişilik
Oyun

Küllerimi Mickey'nin Üzerine Savurun

İlk kez 14 Kasım 2006′da, Rennes’de, Breton Ulusal Tiyatrosu’nda, orijinal adıyla, yani Küllerimi Eurodisney’de Dağıtın’ın Fransızca çevirisiyle sahnelendi. Birkaç gün sonra Rodrigo Garcia’nin evine Eurodisney Paris Ofisi’nin düzenlediği bir mektup geldi: Hukuksal sorunlarla uğraşmak istemiyorsa, oyunun adından isimlerini çıkarmaya davet ediyorlardı. Garcia’nın patent alma çabaları sonuçsuz kalınca oyunun şimdiki adına ulaşıldı. Rodrigo Garcia küreselleşen kapitalist dünyanın eleştirisini eğlencenin satıldığı bir oyun parkı metaforu üzerinden kuruyor. Modern insana dair gündelik anlatımlardan yola çıkarken kullandığı şok edici geçişlerle bugünün gerçekliğinden sıyrılarak doğa ve insan arasındaki unutulan ilişki biçimlerine dokunuyor.

Her şeyin ne kadar sonsuz olduğunu gördüm.

Ertesi gün, çöp torbasını değiştirirken başkasının ya da bizim elimizi kesmesin diye çöp kutusuna itinayla attığımız bardaklar,

Ömrünü tamamladığını ve havada kaybolup gittiğini gördüğümüz bitkiler,

Dondan kavrulup kalan domatesler,

Fırtına bittiğindeki fırtına,

Ölü bir köpek,

Hepsi ölümsüzdü.

13 TL
1 Kişilik
Oyun

Süpermarketten Döndüm ve Oğlumu Bi Temiz Dövdüm

Kızarmış tavuk kanatlarıyla Avrupa ülkelerini, kartpostallarla savaşı anlatan Agamemnon, tüketim toplumunu süpermarket ortamı üzerinden anlatırken parodik ve sert bir üslup yakalıyor. Garcia, bir babanın süpermarkette geçirdiği saatlerin ardından eve elinde ihtiyacı olmayan yüzlerce ürünle dönüşünden trajik bir hikaye geliştiriyor. Tek bir monologdan oluşan bu oyun basit sözcüklerin yan yana gelişiyle hem bugünün kapitalist dünyasının fantastik bir tasvirini sunuyor hem de insan doğasına ait değişmeyen özü yakalıyor. Aeschylus’un Agamemnon adlı oyununun olağanüstü bir adaptasyonunu sunan bu kışkırtıcı ancak insancıl oyun, çağdas toplumun gülünçlüğünü eleştirirken seyirciyi de işin içine katıyor.

Süpermarketten döndüm ve oğlumu bi temiz dövdüm

Döndüm ve aynı şeylerden ikişer üçer tane almışım

onu fark ettim.

O da yetmezmiş gibi, nefret ettiğim bir sürü şey almışım.

Dedim ki:

sıçtığımının öğleden sonrasını geçirmek için hep birlikte süpermarkete gidelim 

hani siz öğleden sonralarınızı süpermarkette geçirmeye bayılırsınız ya.

Ama sonra düşündüm ve şöyle dedim:

Yok! İyisi mi siz evde kalın,

ben  tek başıma gideyim, bakın ne sürprizlerle dönüyorum!