Hesabınız yok mu? Hemen Kayıt Olun
Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Zaten üye misiniz?

Yayın sepetinize eklendi
Bu yayın zaten sepetinizde
Bu yayını zaten satın almışsınız
Lütfen üye girişi yapınız.

Magda Fertacz, Polonya tiyatrosunun 1989 sonrası yenilenmesinde önemli rol oynamış öncü yazarlardan biridir. Oyunlarında, kişilerarası ilişkileri hem insani bir bakış açısıyla, hem de sosyal bir çerçevede ele alır. Kuşak çatışması konusunu evrensel bir yaklaşımla işlemesi sayesinde, metinleri, 1989 rejim değişikliğini yaşamamış ülkelerde dahi yerini bulmuş, oldukça güçlü bir etki bırakmıştır. Fertacz’ın ilk çıkışını yaptığı “Toz” oyunu, 2005’te Radom J. Kochanowski Tiyatrosu’nun yarışmasında dikkatleri çekmesi sonucu Varşova Ulusal Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir. Bir diğer oyunu “Absent”, yine 2005’te Aldona Figura yönetmenliğinde sahnelenmiş ve biri Polonya Çağdaş Sanat R@port Festivali’nden, biri Kültür Bakanlığı’ndan olmak üzere iki ödül almıştır. “Trash Story” oyunu Polonya’nın en önemli ödüllerinden biri olan Gdynia Drama Ödülü’ne layık görülmüş, “Caliban’ın Ölümü” oyunu Berlin Stückemarkt 2012’de ise finalist olmuştur. “Beyaz Balonlar” oyunu da Kültür Bakanlığınca düzenlenen yarışmada finale kalan oyunlar arasındadır. Oyunları Rusça, Bulgarca, Sırpça, Macarca, İsveççe, Almanca, Çekçe, Slovakça, İbranice, Rumence ve İngilizce’ye çevrilmiş, Polonya’da ve diğer ülkelerde sahnelenmiş ve yayımlanmıştır.

13 TL
5 Kişilik
Oyun

Trash Story

“Trash Story” savaştan önce Alman topraklarında olan bir evde yaşayan bir ailenin geçmişte ve bugün çektiği savaş travmaları hakkındadır. Aile, Auschewitz mahkûmu dedesinin kaderine sahip, görevi gereği Irak’a giden oğullarının postravmatik stres bozukluğuyla hesaplaşmaktadır. Oturdukları evin eski sahibi Stalingrad’da savaşmıştır. Kızı Ursula evde sık sık ortaya çıkmaktadır ve sürekli Kızıl ordu askerlerine teslim edilmemek için annesi tarafından nasıl asıldığını anlatmaktadır. “Trash Story”, militan ve cinsel şiddet üzerine bir oyun.

Bizim köyde derlerdi ki, eğer gözleri iyi görmeyen  birisi  aniden gözlüksüz okumaya başlarsa,ölüm yolda demektir. On yıldır neredeyse kör gibi ortalıkta dolanmasına rağmen birden  gözlükleri olmadan gazete okumaya başlamıştı Elza’nın ninesi . Sonra köyümüzden motorlarıyla bizim askerler geçmeye başladı. Ne manzaraydı ama. Hans’la birlikte gözümüzü dikip tüm gün boyunca izlerdik..Bittik  bittik.. diye çırpınır dururdu annem. Korkunç bir kargaşa vardı. Annem eşyalarımızı sandıklara doldurup bunları Hans’la beraber arabaya koymamızı söylemişti.  Elza ile oynarken kullandığımız bütün kostümleri sarıp sarmalayıp evin arkasındaki bir çukura gizledim. Kaçarken arabadan düşerler diye korkmuştum.  Annem artık bir daha buraya dönmeyeceğimizi söylese de buna pek inanmamıştım ben.