Hesabınız yok mu? Hemen Kayıt Olun
Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Zaten üye misiniz?

Yayın sepetinize eklendi
Bu yayın zaten sepetinizde
Bu yayını zaten satın almışsınız
Lütfen üye girişi yapınız.

1987’de doğan Sami Berat Marçalı, Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 15 Eylül 2010 tarihinde Eyüp Emre Uçaray ile ikincikat’ı kurdu. Yazdığı ilk oyunu “Deney”le Uluslararası Interplay Genç Yazarlar Festivali’ne kabul edildi. 2010 yılından bu yana ikincikat’ın sanat yönetmenliğini yapmakta. Yazdığı oyunlar arasında Küçük (2010), Limonata (2011), Yalnızlar Kulübü (2012), Üst Kattaki Terörist (2013), Sürpriz (2013), Altı Buçuk (2013) sayılabilir. 

10 TL
6 Kişilik
Oyun

Yalnızlar Klübü

Kendini hayatın ritmini bulmaya adayan ve bu iddiasıyla bir kurs açan Demet Sağlam ve etrafında toplanmış bir grup şehirli insanın hikayesidir. Oyun, hayata dair kavramları sorgularken "hayatın ritmi"ni bulma yolunda karakterlerin dönüşümleri, bocalamaları ve kendilerini yeniden tanıma serüvenlerini konu alır. Kurs on hafta sürecek ve hiçbir şey istedikleri gibi olmayacaktır.

Ben Demet Sağlam. Hayatımızdaki bir takım problemleri daha rahat çözebilmek adına  “Hayat Ritmini Bul” diye bir şey tasarladım. Yöntem. Bunu uygulayan ülkemizdeki tek kişiyim. Henüz dünyada var mı yok mu bilmiyorum ama ülkemizde başka yok. Gerçi bu yöntemi ben uydurduğuma göre dünyada da yok. Tekim yani. 

10 TL
5 Kişilik
Oyun

Limonata

Genç yazar Müge'nin parçalanan ailesini toparlamaya çalışmasını konu alır. Müge'nin ön yargıları, istekleri ve karşı durduğu değerleri referans alarak aile kavramını eleştiren oyun, Türkiye'nin yakın tarihte çok kez tartıştığı aile olmak, eşcinsellik, yaşam hakkına saygı ve toplumun minyatürü olan ailenin bireyin sınırlarını daraltmasını konu edinmektedir.

Şöyle. Ege bacaklarını kaybettikten sonra Özlem Abla çok üzüldü. Sonra bu hastalığı ortaya çıktı. Ege’yi tanımamaya başladı. Ege çok uğraştı onunla görüşmek için. Özlem Abla her seferinde ilkokula gidiyormuş gibi davrandı Ege’ye.

 

10 TL
5 Kişilik
Oyun

Küçük

İstanbul'da özel bir okulda okuyan dört liseli gencin şiddeti ve korkuyu deneyimlemek için kırklarının başında bir hayat kadınını şehir dışında bir eve götürmesi ile başlayan olaylar silsilesini konu alır. Modern dünyanın yaşam pratiklerinin düzenli ürettiği şiddet ve pornografinin gençler üzerindeki etkisini ergenlik, iktidar, güç, çocuk yetiştirme gibi kavramlarla tartışmaktadır.

Bir pazar günü, onuncu yaş günüm. Annemle babam kocaman bir pasta yaptırmış, yanında bir sürü börek çörek… Bütün arkadaşlarımı da çağırmışlar. Bir de Orhan Amca var, babamın liseden arkadaşı. O neden orada bilmiyorum. Geçerken mi uğramış ne. Doğum günümü kutluyoruz.  Annem "Bir dilek dile", dedi. Aklıma o çok beğendiğim action man’in oyuncağı geldi. Bir de lunaparka gidip her şeye binmek ki o zamanlardaki lunaparklar şimdiki gibi değildi. Daha tehlikeliydi ve ben hepsine hiç korkmadan binebiliyordum. Çok eğlenceliydi!