Hesabınız yok mu? Hemen Kayıt Olun
Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Zaten üye misiniz?

Yayın sepetinize eklendi
Bu yayın zaten sepetinizde
Bu yayını zaten satın almışsınız
Lütfen üye girişi yapınız.

Tiyatroya 1990 – 2001 yılları arasında Sarıyer Halk Eğitimi Merkezi’inde başladı. 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’ne girdi. Çağdaş Drama Derneği’nde Yaratıcı Drama Liderliği / Eğitmenliği Programına katılarak Yaratıcı Drama eğitimi aldı ve iki yıl Yönetim Kurulu’nda görev yaptı.

Anke Gerber’den pantomim, Manfred Wekwerth’den Epik Tiyatro, Katharina Weithaler’dan Fiziksel Aksiyon atölyeleri aldı. Ayrıca Katharina Weithaler’ın kurduğu Tiyatro Hara isimli ekipte dört (Back To The Roots) isimli uluslararası projede oyuncu olarak çalıştı.

Tiyatral Dergisi ve Tiyatro Gazetesi gibi tiyatro yayınlarında editörlük yaptı. Sahne, Oyun, Mimesis, Mühür, Pul Biber, Dramatikve Müstehak gibi dergilerde yazları yayımlandı.

2011 yılında Erdal Baran Şahin ile birlikteTiyatrofobi’yi kurdu. Burada Mut ve Aile Mezarlığı adlı oyunları yazdı ve yönetti. Almanya’da NIG Avrupa Birliği sorunları temalı bir festivalde yönetmen olarak görev yaptı. Daha sonra Galata Perform’un düzenlediği Yeni Metin Yeni Tiyatro festivalinde Nifas isimli bir oyunu sahnelendi.

Saklı Bahçede Aşk, Çakma Hayat filmlerinde senarist olarak çalıştı. Eğlence Mühendisleri adlı firmada metin yazarlığı ve oyuncu olarak görev yaptı. Bisanfa Sanat Akademisinde, Senaryo Yazarlığı eğitimi verdi. 2014-2015 eğitim öğretim yılında Galatasaray Lisesi Edebiyat Kulübü çalışmaları kapsamında Yaratıcı Yazarlık atölyeleri verdi.

10 TL
4 Kişilik
Oyun

Nifas

Yeni doğum yapan Zeynep annelik rolüne alışma evresinde sorunlar yaşamaktadır. Lohusaların takmak zorunda olduğu kırmızı kurdele Zeynep için boğucu bir boyun bağına dönüşmüştür. Yaşadığı toplumun annelik algısına kafa tutarken bebeği esrarengiz biçimde ortadan kaybolur. Bebekle fazla vakit geçirmekten kaçan Zeynep bebekten kurtulmak mı istemiştir yoksa bebeği kaçırarak birileri Zeynep’e ders vermek mi istemektedir?

Sevmemek olur mu? Hiç öyle şey olur mu? Bak teyzem, ablam aslında Böyle sert sert bakar ama birine yanlış- lıkla bir zarar verse, günlerce kahreder kendini. Annem ona benim erkek kızım derdi, biliyor musun? Kıpkırmızı olurdu bu sinirden. “ben erkek değilim” diye bas bas bağırırdı. Sonra üşenmezdi, gidip süslenir, gelirdi deli. “bak sen hiç böyle güzel erkek gördün mü?” derdi anneme. İşte güldürüp annemin gönlünü alacak aklı sıra. Özürü bile öyleydi işte. Değişik… Yapısı öyle…